Bursa İl Hayvanları Koruma Kurulu’nda protesto



31 Mart 2026’da toplanan Bursa İl Hayvanları Koruma Kurulu’nda alınan kararları ve bu kararların arkasındaki iradeyi protesto etmek için buradayız.


Sekreteryası DKMP tarafından yürütülen ve belediyelerden kaymakamlıklara, Milli Eğitim’den Diyanet’e, barolardan sivil toplum kuruluşlarına kadar birçok kurumun temsil edildiği bu kurulların amacı; hayvan haklarını korumak, yerel sorunlara ortak akılla çözüm üretmek ve şeffaf bir müzakere zemini yaratmaktır. Ancak bugün gelinen noktada bu kurullar, çözüm üretme mekanizması olmaktan çıkarılmış; talimatla hareket eden birer baskı aracına dönüştürülmüştür.


Çünkü… İstanbul’da da aynı maddelerin kurul gündemi olarak kamuoyuna yansımasının ardından, Türkiye’nin birçok ilinde bu maddelerin ya gündeme alındığını ya da halktan gizlenerek çoktan karara bağlandığını öğreniyoruz. 

Her şeyden önce, hayvanların yaşam hakkını ve toplum sağlığını doğrudan ilgilendiren bu kuruldaki her bir temsilciyi kamu ciddiyeti içerisinde hareket etmeye, kamuoyunu açıkça bilgilendirmeye ve hukuk dışı uygulamalara karşı ses çıkarmaya davet ediyoruz.

KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YA TÜM TÜRLER YA HİÇBİRİMİZ

Bursa’daki durumu değerlendirdiğimizde gündem maddelerinin hiçbir katılımcı tarafından kamuoyuyla paylaşılmaması bir yana dursun… Toplantı gününde 7 maddelik gündemin yaklaşık 40 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanması ve konuların yeterince açıklanıp tartışılmasına fırsat verilmeden imzaların önden toplanarak toplantının oldu bittiye getirilmeye çalışılması, kamu ciddiyeti açısından oldukça endişe vericidir. 

Bununla birlikte, o toplantıda alınan kararlara gelirsek… “Üniversite kampüslerinde kanuna aykırı bir şekilde bakım ve beslenme yapılan sahipsiz hayvanların toplanması” yönündeki ifadenin kendisi hukuka aykırıdır. Çünkü… Hayvanları beslemek suç değildir! Çünkü… “hayvanlar” ibaresinin muğlaklığı üzerinden, yasaya karşı gelerek, tamamen keyfi biçimde istediğiniz her hayvanı da toplamaya yetkiniz yok… 


MERHAMETE ZİNCİR VURULAMAZ


Sizi uyarıyoruz: Kurul kararları mevzuata aykırı olamaz; mevzuatta açıkça yer almayan hususlar il kurul kararlarıyla görevi kötüye kullanarak düzenlenemez.

İl Hayvanları Koruma Kurulu’nun görevleri, ilgili mevzuat gereği açıkça düzenlenmiştir. Bu kurullar; “İlde kurulacak hayvan bakımevlerini desteklemek, geliştirmek, denetlemek ve gerekli önlemleri almak”la görevlidir. Ayrıca hayvan bakımevlerinin ilgili mevzuat hükümlerince belirlenen kriterlere uyumlu hale getirilmesi için kararlar almak ve bu kararların uygulanmasını sağlamak da kurulun sorumluluğundadır.

Gelin şimdi Bursa’daki tabloya bakalım. Ve buradan DOĞA KORUMA’ya, ve onun nezdinde İl Hayvanları Koruma Kurulu’na hep beraber soralım: 

Nilüfer Barınağı’nda 5 köpeklik kafeslerde 30 köpek istiflenmiş... Hayvan başına 1.5 m² alan düşerken köpekler açlığın, uykusuzluğun ve kavganın ortasında yaşam mücadelesi veriyor. Aynı belediye 2025 yılında 1.996 köpek topladığını; yalnızca 828’ine çip takıldığını açıklıyor. Çipli olanlardan sadece 363’ü sahiplenilmiş. Soruyoruz: Sahiplenilmeyen 1633 köpek nerde? 1.168 köpeğe ölecekleri bilindiği için mi çip takılmadı?

Gemlik Barınağı’nda yurttaşlar içeri alınmıyor. Çünkü kapalı kapılar ardındaki barınakta sağlıklı ve hasta hayvanlar ayrılmıyor. Hepsi hastalanıyor ve ölüyor. Yavrulu anneler, büyük ırk köpeklerle bir araya konuyor. Kafesler sürekli boşalıyor. Belediye’nin EKAP kayıtlarına göre 2024 yılından beri mama ve ilaç alımı yapılmadığı görülüyor. Soruyoruz: Bir barınakta ilaç ve tedavi yoksa, mama yoksa bu barınak niçin hala çalıştırılıyor?

Mudanya Barınağı’na da giriş yasak. Yaşam alanı denen ormanlık alanda, üstü tamamen açık bırakılan köpekler kış boyunca yağmur kar altında, çamur içinde dondurucu soğuklara mahkûm edildi. Kulübe ve sundurma isteyen gönüllüler ise hedef gösterildi. Kötü koşulları dile getiren yerel basın susturuldu. Soruyoruz: Kışın hayatta kalabilen hayvanları şimdi de kavurucu sıcaklarda ölüme mi terk edeceksiniz? Ziyarete kapalı bir alanda hayvanları nasıl sahiplendirmeyi düşünüyorsunuz?

Osmangazi Barınağı’ndan geçtiğimiz yıl Hamitler Çöplüğü’ne atılan torba torba hayvanlar hakkında “komplo” demiştiniz. Belediye Başkanı Erkan Aydın, sosyal medyada yorum yazan yurttaşların hesaplarını tek tek engelliyor. Oysa belediyenin paylaştığı 2025 yılı raporunda 4129 köpek toplandığı, yalnızca 871’inin sahiplendirildiği görülüyor. Soruyoruz: Kalan 3258 köpeğe ne oldu? 

Biz çok daha korkunç sayılar, korkunç sayıda ölümler olduğundan eminiz… 

GÜN GELECEK DEVRAN DÖNECEK KATİLLER HALKA HESAP VERECEK 

Bu barınakların denetiminizde ve gözetiminizde olması gerekmiyor muydu? Bizzat gözle görülen bu ölümcül koşullara, ondan da öte, önünüze konan hayvan sayılarındaki bu tutarsızlıklara rağmen asli görevinizi mi unuttunuz?

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nü açıkça uyarıyoruz: Türkiye’de barınaklar ölüm, ihmal, açlık ve hukuksuzlukla anılır hale gelmişken; mevcut sorunları çözmeden il kurullarında gündeme getirilen yeni dayatmalarla belediyeleri sıkıştırmanız, sorumluluğu yerele yıkmanız ve toplumsal tepkiyi bastırmaya çalışmanız kabul edilemez.

Hayvanların yaşam hakkını yok sayan, şeffaflıktan, katılımcılıktan ve hukuktan uzak hiçbir karar meşru değildir. Kapalı kapılar ardında alınan kararları da, il kurullarını birer formaliteye çeviren bu anlayışı da, hayvanların tecrit edilmesini ve “doğal ölüm” ya da ötanazi adı altında ölüme mahkum edilmesini de kabul etmiyoruz.

Hayvanların yaşam hakkı tartışmaya açık değildir!


BU YASA DEĞİL BU BİR KATLİAM


Bursa’nın şehir merkezinde yıllardır bakımını üstlendiğimiz dostlarımız kayıp! Barınaklar kısır hayvanlarla dolu. Yalnızca ele gelen, uysal, yavru ya da yaşlı hayvanlar toplandı. Kırsalda kısır olmayan bekçi ve çoban köpekleri 5’er 10’ar üremeye devam ederken, barınaklarda iğne atsan yere düşmüyorken ve belediyeler yaşam alanı yapmıyorken köpek popülasyonu sorununu bundan sonra nasıl çözmeyi planlıyorsunuz? 




Yasa, yaşam alanlarının tamamlanması için belediyelere 2028 yılına dek süre tanımışken, Türkiye’nin dört bir yanına aynı talimatla yayılan ve hayvanların ötanazisi yani ölüm fermanı ile kampüslerden hayvanların toplanmasını ve besleme yasaklarını gündeme getiren İl Kurullarında yer alan tüm belediyelere ve ilgili kurumlara sesleniyoruz: Korkmayın! Halk arkanızda, biz arkanızdayız! Yaşamdan ve yaşatmaktan yana durun! 


GEL SEN DE HAYKIR KATLİAMA HAYIR


DKMP’yi bir kez daha, belediyelerin bakımevlerine toplanmış; ihmale, zulme ve ölüme terk edilmiş hayvanların yaşam hakkının korunması konusundaki asli görevini yerine getirmeye davet ediyoruz. 


DEVLET ÖLDÜRMEZ DEVLET YAŞATIR.


Hayvanların sistematik biçimde buralarda öldüğü, koşullarından aşikar olan başta Gemlik, Nilüfer ve Mudanya’da olmak üzere tüm barınakları mevzuata uygun hale getirmek için hala neyi bekliyorsunuz? 


Ömür boyu barınaklara hapsolmuş bu hayvanlar daha ne kadar eziyet çekecekler?


KAN KOKUYOR KAN KOKUYOR BARINAKLARINIZ KAN KOKUYOR


Bu yasayı çıkarırken adına “sahiplendirme yasası” dediler. Ancak bugün gelinen noktada hiçbir şekilde içeri girmemize dahi izin verilmeyen barınaklar var. Biliyoruz ki barınaklar hayvanlar için son durak. İşkence gördükleri, parçalatıldıkları, delirtildikleri, aç bırakıldıkları, ölümü bekledikleri yerler. Barınaklar toplu katliam merkezleri. Bu yüzden yüksek sesle söylüyoruz: Barınaklarda hayat yok, sokaklarda olacak!


BARINAKTA HAYAT YOK SOKAKLARDA OLACAK  


Bugün biz, farklı illerden gelen yaşam hakkı savunucuları olarak, can dostlarımızı yaşatma iradesiyle bir kez daha burdayız. Birçoğumuz Osmangazi Barınağı’nda gece gündüz nöbet tutarken tanıştık. Mücadelemiz birleşerek, dayanışma ile büyüyor. Talebimiz net: Hayvanların yaşam hakkı! Hemen şimdi!


SOKAKLARI DA MEYDANLARI DA HAYVANLARI DA TERK ETMİYORUZ


Taviz vermeden taleplerimizi yineliyoruz: Ne katliam ne tecrit! Hayvanların toplanıp barınak denen kan kokan toplama kamplarına hapsedilmesine seyirci kalmayacağız. Sokakta yaşayan hayvanların evi sokaklardır. Yasa topla diyor, ama öldür mü diyor? Mevzuata aykırı barınaklarınızda bu hayvanların topluca öldüğünü görmüyor musunuz?


HAYVANA İNSANA YER YÜZÜNE ÖZGÜRLÜK


Sokaklar güvensizse sebebi ne köpekler ne de çocuklardır! Sokakları güvenli hale getirecek olanlar, köpek düşmanlığıyla silahlanma çağrısı yapanlar değil, her canlı için yaşam hakkını savunan bizleriz! “Köpekler mi çocuklar mı?” diyerek köpekleri hedef gösteren “başıboş” medya, bugün çocukları da hedef alıyor. Biz, hayvandan başlayan şiddetin bir gün çocukları da hedef alacağını çok iyi biliyorduk! Bunu her yerde söyledik! Şiddet ve cinayet, köpekler üzerinden meşrulaştırılıyor.


KÖPEKLER DEĞİL MEDYA BAŞIBOŞ


Bugün barınaklarda hücrelere hapsedilmiş köpekleri “salgın hastalık”, “kontrol edilemeyen olumsuz davranış” gibi bahanelerle katletmeyi, üniversite kampüslerinde yaşayan kedi ve köpekleri ise ölüm kampı barınaklara tıkmayı arzulayan kurul kararlarını tanımıyoruz. 


DİRENE DİRENE YAŞATACAĞIZ


Bursa Hayvan Hakları Platformu olarak sokakta ve barınaklarda yaşamını sürdüren hayvanlara yönelik tüm usulsüzlüklerin takipçisiyiz. Hayvanların yaşam hakkını korumak için tüm yasal haklarımızı kullanacağız; çünkü bu sadece bir hayvan meselesi değil; bu, toplumun akıl sağlığını ve geleceğini koruma mücadelesidir. Şiddetsiz bir toplum mücadelesidir.


Yaşam haktır, hem de iyi yaşam. 


BİZ BİRLİKTE YAŞAMAK İSTİYORUZ.


Hayvan dostlarımızın yanında duran herkesi saygıyla selamlıyoruz.

Yorum Gönder

Please Select Embedded Mode To Show The Comment System.*

Daha yeni Daha eski