Sevgili Gemlik Haberci Okuyucularım,
Bugün sizlerle, Gemlik’imizin geleceğini doğrudan ilgilendiren, sokakta, kahvede, pazarda herkesin fısıldaşarak konuştuğu ama rakamlara dökülünce insanı dehşete düşüren o can alıcı soruyu masaya yatırmak istiyorum:
Gemlik Belediyesi borca doğru mu sürükleniyor, yoksa iddia edildiği gibi borç mu kapatıyor?
Gelin, hamaseti, siyasi söylemleri bir kenara bırakalım ve tamamen matematiksel, rasyonel bir pencereden, belediyenin önümüzdeki dönem tablosuna birlikte bakalım. Çünkü rakamlar yalan söylemez.
Personel Yükü ve "Gereksiz İstihdam" Maliyeti
Bir belediyenin en büyük gücü de en büyük yükü de insan kaynağıdır. Ancak liyakat ve ihtiyaç dışı yapılan her istihdam, Gemlik halkının cebinden çıkan vergilerin hizmete değil, maaşlara gitmesi demektir.
Şu an konuşulan ve belediyeye gereksiz yere alındığı iddia edilen ortalama 100 personeli ele alalım. Bugünün ekonomik şartlarında, vergileriyle, SGK primleriyle ve sosyal haklarıyla birlikte bir personelin belediyeye aylık ortalama maliyetini kabataslak hesapladığımızda, karşımıza korkunç bir fatura çıkıyor. 5 yıllık (60 aylık) bir görev süresinde bu ekstra 100 kişinin belediye bütçesine getireceği toplam yük 720 milyon TL civarında bir zarara işaret ediyor.
Sadece bu kalem bile, Gemlik’in alt yapısına, parkına, yoluna harcanabilecek devasa bir kaynağın eriyip gitmesi demektir.
Sosyal Tesisler ve İşletmeler: Hizmet mi, Kara Delik mi?
Sosyal belediyecilik elbette önemlidir; vatandaşın ucuz ve kaliteli hizmete ulaşması her belediyenin görevidir. Ancak bu hizmetler sunulurken "işletme körlüğü" ve plansızlık devreye girerse, o tesisler halka hizmet etmekten çıkıp bütçeyi yutan birer kara deliğe dönüşür.
Kent Lokantası: Aşçısı, bulaşıkçısı, garsonu ve yardımcı elemanlarıyla birlikte buradaki personel ve işletme zararının ayda ortalama 1 milyon TL olduğunu varsayarsak, 5 yılda sadece buradan 60 milyon TL zarar yazıyor.
Diğer İşletmeler: Büyükkumla Konukevi, Tekstil Atölyesi, Kurtul Kahvaltı Salonu, Gemlik Kafe... Ve belki de henüz detaylarını tam olarak bilemediğimiz daha nice verimsiz işletme. Önümüzdeki 30 aylık süreçte bu işletmelerin ortalama aylık zararının toplamda 30 milyon TL'yi bulacağını öngörmek hiç de hayalci bir tahmin değil.
Tüm bu verimsiz harcamaları, gereksiz istihdamı ve zarar eden işletmeleri alt alta koyup topladığımızda, Gemlik Belediyesi’nin önümüzdeki süreçte en az 800 milyon TL, belki de 1 milyar TL civarında gereksiz bir harcama girdabına sürükleneceğini tahmin etmek zor değil.
1 Milyar TL ile Gemlik'te Ne Yapılabilirdi?
Peki, bu bahsedilen 800 milyon ya da 1 milyar TL, Gemlik için ne anlama geliyor? Gemlik’in en hayati, en kaçınılmaz gerçeği nedir? Tabii ki deprem ve Kentsel Dönüşüm.
Bugün kentsel dönüşüm kapsamında 100 metrekarelik tek bir dairenin yapım maliyetinin yaklaşık 2,5 milyon TL olduğunu biliyoruz. Eğer belediye bütçesindeki bu verimsiz akış durdurulabilseydi ve bu para doğru yönetilseydi:
Tam 400 ailemiz güvenli, depreme dayanıklı, modern yuvalarına kavuşabilirdi.
Ancak mevcut gidişata baktığımızda elde var kocaman bir sıfır. Ve ne yazık ki önümüzdeki 5 yıllık süreçte de bu gidişatın değişeceğine dair en ufak bir umut ışığı görünmüyor.
Gemlik'in Geleceği İpotek Altında
Belediyecilik sadece günü kurtarma, popülist politikalarla göz boyama yeri değildir. Bugün yapılan her hatalı harcama, yarın Gemlik halkının yolunun yapılmaması, çöpünün toplanamaması, çocuklarının geleceğinin çalınması demektir.
Bu hızla ve bu borç yüküyle gidilirse, şimdiden uyarmakta fayda var: 2029 yılında bu belediye başkanlığı koltuğuna kim oturacaksa, şimdiden Allah ona kolaylık versin. İşinin çok ama çok zor olacağı aşikâr.
Bizler Gemlik'in havasını soluyan, bu sokaklarda büyüyen insanlar olarak her kuruşun hesabını sormakla mükellefiz. Takdiri siz değerli okuyucularıma bırakıyorum.
Kalın sağlıcakla, Allah'a emanet olun.
