MHP’den Gemlik Belediyesi’ne Sert 2. Yıl Eleştirisi



 Kıymetli basın mensupları, Gemlik’imizin vefakar ve saygıdeğer vatandaşları, değerli dava arkadaşlarım… Sözlerime başlarken her birinizi Milliyetçi Hareket Partisi Gemlik İlçe Teşkilatı adına en kalbi duygularımla, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Gemlik Belediyesini değerlendireceğimiz basın toplantımıza hoş geldiniz, şerefler verdiniz.



Bugün burada, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından göreve gelen Gemlik Belediyesi yönetiminin geride bıraktığı tam iki yıllık süreci değerlendirmek üzere toplanmış bulunuyoruz. İki yıl, bir ilçenin kronikleşmiş sorunlarına neşter vurmak, verilen sözleri eyleme dökmek ve somut adımlar atmak için oldukça yeterli bir süredir. Bizler, Milliyetçi Hareket Partisi olarak, hemşerilerimizin bize yüklediği "muhalefet ve denetim" sorumluluğunun bilinciyle, bu sürecin yakın takipçisi olduk ve olmaya devam ediyoruz.


Ancak geride bıraktığımız bu iki yıllık zaman zarfında üzülerek müşahede ediyoruz ki; mevcut belediye yönetiminin vizyonsuzluğu, plansızlığı ve liyakatten uzak yönetim anlayışı, Gemlik'imizin altın değerinde yıllarının heba olmasına ve hemşehrilerimizin gerekli yatırımlardan faydalanamamasına neden olmuştur. Hemşerilerimizin büyük umutlarla beklediği hizmetler, yerini derin bir hayal kırıklığına bırakmıştır.

"Önce Ülkem ve Milletim" düsturunu şiar edinmiş bir siyasi hareket olarak, Gemlik'in tek bir kuruşunun dahi israf edilmesine, şeffaflıktan uzak kanunsuz işlemlere ve vaatlerin sadece seçim broşürlerinde kalmasına göz yummamız asla mümkün değildir. Birazdan detaylarıyla kamuoyunun takdirine sunacağımız üzere; bu iki yıllık süreç, neler yapıldığıyla değil, nelerin yapılamadığı ve hangi usulsüzlüklere imza atıldığıyla anılacak karanlık bir tablodur. Şimdi, mevcut yönetimin bu iki yıllık karnesini somut verilerle gözler önüne sermek istiyoruz.



Değerli basın mensupları;

Gemlik’in iki yılını heba eden en temel yönetim zafiyeti, mevzuata aykırı şekilde sınıflandırılarak ihdas edilen, liyakatten tamamen uzak "sözde danışmanlık" kurumudur. Belediyecilik tecrübesi olmayan, karanlık bağlantılarıyla şaibe yaratan bu şahıslar, belediyenin kurumsal gücünü kendi nam ve hesaplarına fütursuzca kullanmışlardır. Menfaat üzerine kurulan bu yapı çok geçmeden çatlamış, bu kadroların her biri bugün farklı yerlere savrulmuştur. Buradan Belediye Başkanı’na soruyoruz: Eğer Gemlik, ne idüğü belirsiz bu şahısların ağzıyla yönetilecekse; halkın oylarıyla seçilmiş meclis üyelerinin hükmü nerede kalmıştır? Sizin kendi ilçe teşkilatınızın, parti yöneticilerinizin ve kurullarınızın bu belediyede hiçbir hükmü, hiçbir ağırlığı yok mudur? Milletin iradesini temsil eden meclisi yok sayarak, seçilmişleri ezip geçerek Gemlik’i vasıfsız danışmanlarla yönetmeye kalkmak, seçilmiş meclis iradesini yok sayıp belediyeyi ehliyetsiz gölge şahıslara teslim etmek, yapılanların sorumluluğunu da meclis üyelerinin sırtına yüklemek, Gemlik halkının iradesine yapılmış en büyük saygısızlıktır.



Kıymetli Gemlikliler;

Belediyecilik anlayışındaki bu çarpıklığın en somut örneği, tarımsal kalkınma vaadiyle kurulan ancak bugün bir usulsüzlük merkezine dönüşen GEMTAR iştirakidir. Dünyanın en kaliteli sofralık zeytininin yetiştiği Gemlik’te, zeytin üretiminde hiçbir yeri olmayan bir meclis üyesinin bu yapıda söz sahibi yapılması, yönetiminde yer alan diğer meclis üyelerinin ise şirket kapısından içeri girmemesi, çiftçimize ve belediye meclisinde yer alıp bu işi atadan beri sürdüren kişilere açıkça hakarettir. GEMTAR’ın kapısından içeri dahi girmeyen, ücretsiz izinlerle işe gelmeden tıkır tıkır maaş alan "bankamatik" personeller, kaynakların nasıl peşkeş çekildiğinin kanıtıdır. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yancılık yapanlara aktaran bu yönetim, Gemlik halkına elbet hesap verecektir.


Bir diğer ibretlik tablo ise belediye iştiraki GEMTAŞ bünyesinde yaşanmaktadır. GEMTAŞ bugün, Gemlik'e hizmet üretmekten ziyade ne yazık ki "eş-dost-akraba" kayırmacılığının merkez üssü haline gelmiştir. Meclis üyesi yönetim kurulu başkanının, Bursa’da ikamet eden baldızını belediye üzerinden işe yerleştirmesi, tek kelimeyle bir skandaldır! Kamu kaynaklarının şahsi aile huzurunu tesis etmek adına adeta bir "sus payı" olarak kullanılması, Gemlikli hemşehrilerimizin hakkına ve hukukuna yapılmış açık bir saldırıdır. Dahası; Orkent Sitesi kentsel dönüşüm sürecinde aracılık rolüne soyunup işi başlatmayı dahi beceremeyen bu zihniyet, Gemlik’in güvenli geleceğini kurma girişimlerini aile içi hesapların gerisine itmiştir. En vahimi ise; mevzuat gereği belediye eliyle doğrudan yapılamayan usulsüzlüklerin, bu şirket paravan olarak kullanılarak adeta GEMTAŞ'a ihale edilmesidir!



Değerli dava arkadaşlarım; liyakatsizliğin ve kadrolaşmanın ulaştığı boyutlar maalesef sadece bunlarla da sınırlı kalmamıştır. Belediye koridorları adeta bir 'yandaş istihdam bürosuna' çevrilmiştir. CHP İl Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda Şükrü Deviren’in hukuk danışmanı olan Levent Dağdeviren’in kardeşinin belediye iştiraki GEMTAŞ’ta işe başlatılması, bu zihniyetin liyakati değil, ahbap-çavuş ilişkisini öncelediğinin en açık ispatıdır. Dahası, Osmangazi Belediyesi meclis üyesi olan bir şahsın Gemlik Belediyesi bünyesinde çalıştırılması hangi siyasi etiğe sığmaktadır? Sadece Gemlik ile de yetinilmemiş; kurulan bu kayırmacılık ağında CHP Gemlik İlçe Başkanı Servet Pehlivan’ın oğlu da Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Jeotermal A.Ş.’de işe yerleştirilmiştir. Kendi yandaşlarına ve akrabalarına makam dağıtma yarışına girenler, göz önündeki koltuklara da birilerinin talimatıyla Zülküf Zor ve Engin Yıldız gibi navigasyonsuz Gemlik’te adres bulamayacak isimleri dışarıdan Gemlik Belediyesi’ne ithal etmekten zerre hicap duymamış, tepkileri engellemek içinde aylarca görevi tevdi edecek cesareti gösterememiştir. Dışarıdan getirilen bu ithal kadrolarla belediye doldurulurken, kurumun hafızası olan, yıllarını bu ilçeye adamış kıymetli Gemlikli personellerimizin istifaya sürüklenmesi, bu yönetimin Gemlik’in öz evlatlarına ne kadar değer verdiğinin(!) en acı göstergesidir!


Değerli hemşerilerim;

Vizyonsuzluğun bir diğer vesikası "Yaşam Sokağı" adı verilen ucube projedir. Vatandaşın yürüme hakkı olan kaldırımı fütursuzca işgal eden, kendi mülkü olmayan bir alanı kiralama yöntemiyle tutup, üstüne bir de halkın vergileriyle bu yapıları konduran yönetim; kira bedelini ve elektrik faturalarını belediye bütçesinden öderken, buradan elde edilen gelirin kimlerin kasasına gittiğini açıklamaktan kaçınmaktadır. Aylardır önünde in cin top oynayan bu ölü projeye milletin parasını akıtmak açık bir kamu zararıdır. Üstelik bu sokağın konumu tam bir güvenlik skandalıdır. Üstünden ağır vasıtaların geçtiği yoğun bir karayolunun hemen altına, hiçbir ciddi güvenlik önlemi almadan insanları toplama gayreti, vatandaşın canını hiçe saymaktır. Olası bir kazada veya yukarıdan düşecek bir parçada yaşanacak facianın hesabını kim verecektir? Yaşam sokağı, Ölüm sokağı haline mi gelecektir?


En hazin ve şaibeli örnek ise "Fayton Kafe" projesidir. Kaçak bir yapı olarak inşa edilen bu binanın yapım süreci tam bir kapalı kutudur. Hiçbir resmi kaydı olmayan "gayri resmi bağışlarla" inşaat yürütmek, hangi kamu etiğine sığmaktadır? Belediye, bir müteahhit gibi kayıt dışı ilişkilerle mi yönetilmektedir? Gemlik gibi zemin sıvılaşması riskinin en yüksek olduğu deniz kenarında ki bir yeri ruhsat alınamadığı için 'toplanma alanı' olarak belirlemek, üstelik afet anında bu dar alanda 10 bin kişiye yemek dağıtılacağı iddiası, tam bir akıl tutulmasıdır. 10 bin insanın oraya hangi yoldan ulaşacağı, o daracık mekâna nasıl sığacağı hesaba katılmadan ortaya atılan bu hayali vaatler, halkın zekasıyla alay etmekten başka bir şey değildir. Fayton Kafe; kaçak inşaatın, karanlık bağışların ve ciddiyetsiz yönetim anlayışının Gemlik sahilindeki enkazıdır!


Kıymetli Gemlikliler;

belediye yönetiminin 'hesapsız kasap' misali attığı her adımın bedelini maalesef yine ilçemiz ödemektedir. Bunun son örneği, seçim beyannamesinde büyük iddialarla duyurulan ancak bugün atıl bir metal yığınına dönüşen Lunapark projesidir. Yanlış lokasyon seçimi ve belediyenin en temel sorumluluğu olan altyapıyı dahi hazırlayamamış olması nedeniyle bu tesis bir türlü faaliyete geçirilmemiştir. Trafik akışının en yoğun olduğu ve otoparkın dahi olmadığı bir kavşak noktasında altyapısız ve denetimsiz bir biçimde, güvenlik sertifikaları ve teknik yeterliliği tam olarak sağlanmadan, alanın öylece kaderine terk edilmesi, çevredeki vatandaşlarımız ve çocuklarımız için ciddi bir güvenlik zafiyeti oluşturmaktadır. Söz konusu alan ise firmaya adeta peşkeş çekilerek ne kira alınabilmekte ne de faaliyete geçirilebilmektedir. Firma tarafından kış aylarında depo olarak kullanılan arazimiz, bölgeye ve fiziki şartlarına uygun bir alan haline ivedilikle getirilmelidir.


Bununla da kalınmamış; sahillerimiz, “Gemlik Kafe” rezaletiyle adeta işgal edilmiştir. Kendi zabıtası sokaktaki seyyar satıcıya nefes aldırmazken, belediye sahilin göbeğine tamamen kaçak ve ruhsatsız bir işletme kondurmaktadır. Neden komşu ilçelerimizde olduğu gibi Gemlik’e de BURFAŞ kalitesinde kurumsal bir tesis layık görülmemiştir? Çünkü dertleri Gemlik’e vizyon katmak değil; Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları üyelerine maaş kapısı açmak, yandaş istihdamı sağlamaktır. Biz vatandaşımızın uygun alanlarda en iyi şartlarda ucuza çay ve kahve içmesini istiyoruz. Hijyen standartlarına uygun alanlarda vakit geçirebilmelerinin mücadelesini veriyoruz. Kendi koyduğu kuralları kendisi çiğneyen bu zihniyet, ekmeğini taştan çıkaran dürüst Gemlik esnafına karşı haksız rekabet oluşturmaktadır. Gemlikli hemşehrilerimizin hak ettiği; aileleriyle birlikte vakit geçirebilecekleri, soğuk havalarda ısınabilecekleri, sıcak havalarda ise serin içeceklerini yudumlayabilecekleri nitelikli sosyal tesislerdir.



Değerli basın mensupları;

Büyükkumla’da vatandaşların, muhtarın ve mahalle idarecilerinin feryatlarına rağmen, "Köy Konağı" sözüyle başlanan inşaat, ne olduğu belirsiz bir "misafirhane" formuna sokulmuştur. Büyükkumla halkı sizden kendi bildiğinizi okuyan kibirli projeler değil, verdiğiniz sözlerin tutulmasını beklemektedir.


Öte yandan; Balıkpazarı sahilinde yükselen o ucube demir yığını, Gemlik’in silüetine saplanmış bir hançer gibi durmaya devam etmektedir. Sahilde başlayan milyonlarca liralık düzenleme çalışmaları esnasında dahi yerinden oynatılmamaktadır. Harcanan milyonlarca liraya rağmen "Enkaz devraldık" edebiyatı yapan mevcut idare, gözünün önündeki bu hukuksuz enkazı kaldırmaktan bile acizdir. Meclise sorulmadan kurulan bu yapı şimdi meclise sorularak kaldırılmaya çalışılmakta ve sorumluluk almaktan kaçınılmaktadır. Ancak bu basiretsiz tutumun bedelini Gemlik halkı ödemek zorunda değildir; o ucube ya kaldırılmalı, kamu zararı giderilmeli ya da bu beceriksizliğin hesabı verilmelidir!



Vicdan sahibi Gemlikliler;

Bugün burada insanlığın sustuğu bir vahşeti de konuşmak zorundayız. Belediye bünyesindeki sözde hayvan barınağı, adeta bir 'ölüm kampı' haline gelmiştir. Aç bırakılan o canların açlıktan birbirini parçalayıp yemesi, bu yönetimin alnına sürülmüş simsiyah bir lekedir. Hayvan severlerin gözünün içine bakarak '25 dönüm devasa tesis' yalanını söyleyenler, bugün geldiğimiz noktada bir hayvan severimizin bağışına rağmen 5 dönüme sıkışıp kalmış barınağı tamamlayamamıştır. Kalan alanın ise belediyeye tahsisini dahi becerememiştir. Gemlik Belediyesi, can dostlarımızı korumayı değil, onların dramı üzerinden yaptıkları projeye parayla ödül satın alıp yalan siyaseti üretmeyi tercih etmiştir! Hayvanlarımızın ise ivedilikle sorunlarının çözülmeye ihtiyacı vardır. 


Trafikte ömrü tükenen saygıdeğer hemşerilerim;

Gemlik artan nüfusu ile sıkıştığı alanda artık nefes alamaz hale gelmiştir. Belediyenin otopark hesabında tam 63 milyon TL nakit para bulunmasına rağmen, bu kaynağın tek bir çivi çakmak için dahi kullanılmaması affedilemez. Vatandaşımız sokak aralarında araç park yeri ararken, belediye yönetimi belediyeye ait arazileri otoparka çevirmek yerine "para kaynağı" olarak görüp satmaya yeltenmektedir. Önümüzdeki yıllarda çözümsüz kalacak sorunlara bugünden merhem olmanız gerekirken Gemlik Belediyesi’ni bir gayrimenkul satış ofisi gibi yönetmekten derhal vazgeçilmesi gerekmektedir.


Gemlik’in ulaşım vizyonu maalesef 'yamalı bohça' belediyeciliğinin ötesine geçememiştir. Gemlik girişindeki ve ana arterlerdeki trafik keşmekeşi her geçen gün büyürken, alternatif yol projeleri konusunda tek bir somut adım atılmaması tam bir beceriksizliktir. İşin daha vahim tarafı; önceki belediye başkanları döneminde büyük emek ve bütçelerle kamulaştırılması tamamlanmış, projelendirilmiş hazır alanların dahi üzerine yatılmasıdır. Hazır kamulaştırılmış yolları açmaktan aciz kalan bu yönetim, Gemlik insanını ya uzun araç kuyruklarına ya da köstebek tarlasına dönmüş yollara mahkum etmiştir. Mevcut yollarımızın altyapısı çökmüş, her köşe başında bir çukur, her caddede bir bakımsızlık hakimdir. Modern şehircilikten bahsedenler, henüz vatandaşının aracına ve canına zarar vermeyen düzgün bir asfalt dökme kabiliyetinden dahi yoksundur.


Can güvenliği endişesiyle başını yastığa koyan hemşerilerim;

Birinci derece deprem kuşağında yer alan ilçemizde kentsel dönüşüm tam bir fiyaskodur. Önceki dönemlerde hazırlanan, ödül almış vizyon projeler rafa kaldırılmış; Kentsel dönüşüm özel hesabında biriken ve sadece deprem dirençli bir şehir inşası için kullanılması gereken milyonlarca lira, tek bir projeye dahi aktarılmayarak enflasyon karşısında bile isteye eritilmiştir. Arta kalan bedel ise seçim öncesi köy konağı inşasına ayrılmıştır. Belediye eliyle yükselmesi gereken sosyal konut projeleri ise bugün bitirilememiş, atıl bırakılmış birer beton yığını olarak kaderine terk edilmiştir. Sosyal konut projeleri atıl birer beton yığınına dönmüş, evlerini tahliye eden vatandaşlarımız mağdur edilmiştir. Vatandaşlarımız çürük binalarda yaşamaya mahkûm edilirken, belediye yönetimi deprem gerçeğine karşı kör, sağır ve dilsizdir. Ortaya ne bir vizyon koyabilmiş ne de bir projeye imza atabilmiştir.

Kıymetli hemşerilerim;

Hizmet yerine 'külfet' üretmeyi şiar edinmiş bu yönetimin son marifeti, vatandaşın cebine doğrudan el uzatmak olmuştur. Bildiğiniz üzere, merkezi hükümetimiz vatandaşımızı korumak adına emlak vergisi artışlarını %100 ile sınırlandırmışken, Gemlik Belediyesi bu yasal sınırı aşmak için kurnazca bir yönteme başvurmuştur. İlçemizdeki pek çok mahallede, hiçbir altyapı iyileştirmesi yapılmamış, yılların yorgunluğunu taşıyan mütevazı ve köhne yapıların vasfını kağıt üzerinde kaşla göz arasında 'lüks konut' olarak değiştirmişlerdir.

Bu 'statü oyunu' ile emlak vergilerine %600’lere varan fahiş zamlar yansıtılmıştır. Soruyoruz: Hangi caddeyi altına buladınız? Hangi sokağın altyapısını Avrupa standartlarına taşıdınız da vatandaşın oturduğu evi 'lüks' kategorisine aldınız?



Değerli basın mensupları, Hemşehrilerimiz ve kıymetli dava arkadaşlarım;

Bugün Gemlik’te vatandaşlarımızın en temel beklentilerinin dahi karşılanamadığı, plansızlık ve yönetim eksikliği nedeniyle ilçemizin her geçen gün daha fazla sorunla karşı karşıya bırakıldığı bir tabloyla karşı karşıyayız. Ne yazık ki bu sorunlara bugün çözüm üretilmediği takdir de ileride hataların telafisi imkansız hale gelecektir. Yapılamayan yollar, verimli kullanılmayan belediye bütçesi, liyakatten uzak görevlendirmeler ve kamu yararı yerine farklı hesapların öne çıktığı uygulamalar, Gemlik’in hak ettiği hizmet anlayışından uzaklaşıldığını açıkça göstermektedir. Sahillerimizden sosyal alanlarımıza kadar ortak değerlerimizin korunması gerekirken, alınan yanlış kararlar hem vatandaşlarımızı hem de esnafımızı mağdur etmektedir. Bizler Milliyetçi Hareket Partisi olarak sadece eleştiren değil; Gemlik’in hakkını savunan, yapılan yanlışların takipçisi olan ve çözüm çağrısını kararlılıkla sürdüren bir anlayışın temsilcisiyiz. Gemlik’in kaynaklarının doğru kullanılmasını, adaletli yönetilmesini ve hemşehrilerimizin hak ettiği hizmetlere kavuşmasını talep ediyor; bu mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla ifade ediyoruz.

Yorum Gönder

Please Select Embedded Mode To Show The Comment System.*

Daha yeni Daha eski