Son günlerde bazı siyasetçiler ve milletvekilleri yine sahnede. Sokak hayvanları için adeta ferman yayınlar gibi açıklamalar yapıyorlar: “Koruyacağız, sahip çıkacağız, kimseye dokunulmayacak!” Peki sayın siyasetçi, sayın vekil… Bu sözler gerçekten vicdanınızın sesi mi, yoksa son vekilliğinizi kurtarmak için mi atılan popülist nutuklar?
Size açıkça soruyorum:
Bir köpeği kötü yetiştirip, hırçınlaştırıp sokağa atan sahibine şimdiye kadar bir ceza verdiniz mi?
Köpekleri “dönüştüren”, saldırgan hâle getiren grupları, çeteleri tespit edip yargı önüne çıkardınız mı?
Köpeklerin neden insanlara saldırdığını, bu saldırganlığın kaynağını gerçekten araştırdınız mı?
Cevaplarınız net: Hayır.
Çünkü işinize gelmiyor. Gerçek suçlu sokak köpeği değil. Gerçek suçlu, o köpeği zalimce yetiştirip sokağa fırlatan insan. Ve o insana göz yuman, yasaları işletmeyen, denetimi yapmayan sizlersiniz. Sokak canlısı suçu üstleniyor, asıl zalim arka planda alkışlanıyor. Bu düzen böyle devam ettikçe ne köpek sorunu çözülür ne de vicdanınız rahatlar.
Siz sokak hayvanlarıyla uğraşmak yerine asıl yapmanız gerekeni yapın:
Mecliste, makamda, partide çocuklara tecavüz edenleri, genç kızlara sarkanları, ahlaksızlığı makamla örtbas edenleri temizleyin. Toplumun ahlaki çürümesine “ferman” çıkarın önce. Sokak köpeğinden önce kendi partinizin, kendi çevrenizin içindeki sapkınları, tacizcileri, tecavüzcüleri temizleyin. Ondan sonra “sokak canlılarına sahip çıkıyoruz” deyin. Yoksa bu sözler sadece oy avcılığı olarak kalır.
Halk artık çok şey gördü.
Artık “koruyacağız” diyenlerin koruduğu şeyin ne olduğunu biliyor.
Artık “sahip çıkacağız” diyenlerin kime sahip çıktığını sorguluyor.
Bu gidişatla bu da sizin son vekilliğiniz olacak.
Bunu da ben size açıkça söyleyeyim.
Sokak hayvanları masum.
Asıl masumiyetini kaybeden, vicdanını sokağa atanlardır.
Ve onlara hâlâ “ferman” çıkaranlar…
Artık yeter.
Hesap zamanı yaklaşıyor.
Yalçın Fındık
