Hangi mahalleye, hangi sokağa adım atsak karşımızda hep aynı manzara: Kaldırımda, yol bakımında, altyapıda Gemlik Belediyesi'nin "Acil Ekibi" olarak adlandırdığı o meşhur 3 kişilik kadro. Sosyal medyada yapılan hizmet paylaşımlarına bakıyoruz, yine o aynı yüzler. Haliyle sormadan edemiyoruz: Koskoca Gemlik'te sadece bu 3 kişi mi çalışıyor?
Öncelikle koca ilçenin yükünü sırtlayan, her yere koşturan o emekçi arkadaşlarımızın ellerinden öpüyorum. Ancak ortada çok ciddi bir matematik ve yönetim problemi var. Temizlik işlerinde çalışan ve hakkını veren yaklaşık 100 personeli tenzih ederek söylüyorum; belediyenin 600 kişilik devasa bir kadrosu varken, koca şehrin fiziki yükü nasıl olur da 3 kişinin omuzlarına bırakılır?
Bu sorunun cevabı aslında geçmişten bugüne uzanan liyakatsiz işe alım politikalarında gizli. Geçmiş döneme, U. Başkan zamanına bakıyoruz; verilen iş sözleri tutulmuş ama adres hep masa başı olmuş. Sahada parke taşı döşeyemeyecek, fiziki güç gerektiren işleri yapamayacak "A, B, C" kişileri, dışarıdan gelen telefonlarla, hatır gönül ilişkileriyle ofislere dolduruldu. Şimdi Ş. Başkan dönemindeyiz, tablo değişti mi? Maalesef hayır. Gelenler yine masa başı işlere alınıyor. Gemlik sokakları dışarıda acil hizmet beklerken, belediye binaları ofis elemanlarıyla şişiriliyor.
Geçtiğimiz yıllarda usta bir gazeteci ağabeyimle birlikte belediye binasına adım attım. Gördüğüm manzara karşısında gerçekten hayrete düştüm. Odalara şöyle bir göz gezdirdiğinizde dörder, beşer kişinin bir araya doluştuğunu görüyorsunuz. Ağızlarda sakız, ellerde çay ve kahve bardakları... Ortada üretilen bir iş yok, bolca "lak lak" muhabbeti, bitmek bilmeyen sohbetler var.
İçimden, "Hey Allah'ım, halkın vergileri, yetimin hakkı buralara mı harcanıyor?" demekten kendimi alamadım. Dışarıda dondurucu soğukta titreyerek ya da kavurucu güneşin altında kan ter içinde kalarak asgari ücretle çalışan insanların emeği gözümün önüne geldi. Sahada alın teri döken işçimize tek bir sözüm yok, hepsi baş tacı. Ancak sırf torpili var diye o koltukları işgal edip, çay-kahve eşliğinde vakit öldürerek maaş alanlara tahammülümüz kalmadı.
Sayın başkanlar, sayın müdürler; belediyenin bina içi kadrosu yeterince dolmadı mı? Artık ofis personeli alımlarını durdurup, sahada gerçekten hizmet üretecek, Gemlik'in eksiklerini kapatacak emekçilere yol açmanın vakti gelmedi mi? Şunu çok net görelim: Bu koca ilçenin işi 3 kişiyle dönmez!
Aynı liyakat sorunu ne yazık ki hayvan barınağında da karşımıza çıkıyor. Sosyal medyaya yansıyan o içler acısı görüntülerin, çaresiz can dostlarımızın durumunun temelinde, işi bilmeyen insanların o kadroları işgal etmesi yatıyor. Oysa Gemlik’te can dostlarımız için kalbi çarpan, gönüllü olarak bu işi layıkıyla yapacak o kadar çok hayvansever var ki... Barınaklara bu işten anlamayanları değil, hayvanları gerçekten sevenleri yerleştirseniz o canlar daha mutlu olmaz mı? İşe alımlarda illa ki bir referans, bir "torpil" mekanizması işliyorsa bile, bari o işi bilen, liyakat sahibi insanlara öncelik verin.
Artık masa başında oturup mesai dolduran elemanlara ihtiyacımız yok. Gemlik'in sokakta ter dökecek, işini hakkıyla yapacak kadrolara ihtiyacı var.
Daha güzel, daha yaşanabilir ve hizmete doymuş bir Gemlik için el ele vermek dileğiyle...
