GEMLİK’TE GİRESUNLU OLMAK: ENGELLER, LOBİLER VE DEĞİŞEN DENGELER



Gemlik’in sosyal ve siyasi mozaiğinde Giresunlular, sadece bir nüfus yoğunluğu değil; bu kentin emeği, alın teri ve dinamizmidir. Ancak son dönemde yaşananlar, üzerinde derinlemesine düşünmemiz gereken bir tabloyu önümüze koyuyor.

Görünmez Engeller ve "İtibar Suikastları"

Gözlemlerimiz net: Ne zaman bir Giresunlu hemşehrimiz liyakatiyle bir mevkiye gelse, ne zaman Gemlik’te siyasi bir "zıplama" ya da yükselme yaşasa; karşısında hemen görünmez bir duvar buluyor. Bir makama adım atıldığı an, kirli bir mekanizma devreye giriyor. Ya asılsız yalanlarla sağduyu gölgeleniyor ya da organize iftira kampanyalarıyla şahıslar hedef alınıyor.

Peki, neden? Çünkü birilerinin "kurulu düzeni" ve yerel lobileri, bu samimi yükselişten rahatsız oluyor. Bu engeller, sadece kişilere değil, aslında Gemlik’in adaletine ve demokratik yapısına karşı konuluyor.

Muhsin Deş'ten Sert Çıkış: "Artık Yeter!"

Bu noktada, Gemlik Giresunlular Derneği'nin eski başkanı Muhsin Deş'in de geçmişte Giresunluların sorunlarına dikkat çektiği ve her zaman işbirliğine açık olmakla birlikte, haksızlıklara karşı duruş sergilediği bilinmektedir. Deş'in bu konudaki olası tavrı, hemşehrilerinin duygularına tercüman olacak niteliktedir:

"Gemlik'te yıllardır süregelen bu haksız düzen artık son bulmalı. Giresunlu hemşehrilerimizin liyakatleriyle geldikleri yerlerde, sırf kökenleri nedeniyle önlerinin kesilmesi kabul edilemez. Bizler, bu kentin asli unsurlarıyız. Ne kimsenin hakkını yeriz, ne de hakkımızı yediririz. O görünmez lobiler bilsin ki; Giresunlunun sabrını sınamak, rüzgara karşı yürümek gibidir. Bizim birliğimiz, onların tüm kirli oyunlarını bozacak güçtedir. Artık susma vakti değil, hak ettiğimizi alma vaktidir!"

En Büyük Dert: Kendi Ayağımıza Sıkmak

Dışarıdaki lobilerin engel koyması bir yere kadar anlaşılabilir; onlar kendi çıkarlarını koruyor. Ancak asıl acı olan, bizlerin bu oyunlara bazen bilerek bazen bilmeyerek alet olmasıdır. Bir topluluk, dışarıdan gelen saldırıyla değil, içeriden sarsıldığında zayıflar. "Kendi ayağına sıkmak" deyimini artık lügatimizden çıkarmalıyız. Başkalarının kurguladığı o çirkin düzene ayak uydurmak yerine, birliğin ve beraberliğin sarsılmaz kalesini inşa etmeliyiz.

"Kendi Kendini Aslan Sananlar" İçin Sert Duvar Yakındır

Bugüne kadar vakur duruşumuzu bozmadık, sesimizi çıkarmadık. Ancak bu sessizliği "zayıflık" olarak görenler büyük bir yanılgı içerisindeler. Kendilerini dev aynasında görüp kükreyenlerin, aslında kağıttan kaplanlar olduğunu tarih elbet yazacaktır. O "aslan" sanılanların kükremesi, yakında çarpacakları sert duvarın yankısından başka bir şey olmayacaktır.

Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak

Gemlik’te dengeler elbet bir gün kökten değişecek. Ve bu değişimi, kişisel hırslarını kentin menfaatlerinin önüne koyan hiç kimse engelleyemeyecektir. Şahsi çıkarlar bittiğinde, Gemlik’in yönetiminde, sokaklarında ve her kademesinde Giresunlu imzasını çok daha gür göreceksiniz.

Unutulmasın ki; biz buradayız ve Gemlik’in geleceğinde söz sahibi olmaya devam edeceğiz. Kendi ayağına sıkmak yok, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!


Yorum Gönder

Please Select Embedded Mode To Show The Comment System.*

Daha yeni Daha eski