Kendini "gazeteci" sanan, sağda solda bize laf atıp mesleki ahkâm kesen bazı zevatlara artık birkaç kelam etmenin vakti geldi de geçiyor.
Bana bak, sözde gazeteci... Sen önce bir dönüp aynaya bakacaksın. Ortada bastığın bir gazeten bile yok ama sorsan mangalda kül bırakmıyorsun. Gazeteciliğin arkasına sığınıp bana laf ediyorsun, sonra da elinde telefonla bizim sektöre balıklama atlayıp sosyal medyada haber yapmaya çalışıyorsun. Onu da eline yüzüne bulaştırıyorsun, yarım yamalak işler çıkarıyorsun. İnternet haberciliğini bu kadar küçümsüyordun hani? Neden bizim alana zıpladın? Madem gazetecisin, git gazeteni bas! Sorsan bu işin "piri" sensin ama dijitalde elde var sıfır.
Herkes kendi işini yapsın. Sizler matbaa kokusuna gömülmüşken, biz bu dijital dünyaya, sosyal medya ve internet haberciliğine ta 1997’de adım attık. Sizler daha ortada yokken, biz sizin kâğıda harcadığınız mesaiyi, daha beş kuruş kazanmadan internet sektörünün inşasına harcadık. Benim haberlerimi güya beğenmezdin; ne oldu da koşarak bizim sektöre sığındın?
Bizimle senin arandaki asıl fark ne biliyor musun? Biz "hangi parti kazandı" diye bakıp, eşimizi dostumuzu o partiye veya kurumlara yerleştiren simsarlardan olmadık. Biz dişimizi tırnağımıza taktık, helalimizden kazandık ve tırnaklarımızla kazıyarak bu duruma geldik. Biz basını hiçbir zaman sadece bir "para kapısı" olarak görmedik, halka hizmet için yaptık.
Aslında bunları anlayabilecek kapasiten olsa sana söyleyecek çok sözüm var da, sadece yaşına hürmet ediyorum. Sen; savunduğun siyasilerin, beslendiğin odakların "param kesilir", "musluğum kapanır" korkusuyla tek bir olumsuz haberini dahi yapamayan birisin. Bir de utanmadan karşıma geçmiş bana gazetecilik dersi veriyorsun!
Madem o kadar büyük gazetecisin, al sana fırsat: Bak sahilde çocuk parklarını kaldırmışlar, o yavrularımız parksız kalmış. Hadi yapsana bunun haberini! Göreyim o dik duruşunu. Sıkar değil mi? Hadi yap! Yapamazsın. Çünkü yaparsan o çok sevdiğin musluğun kesilir.
Sizin zihniyetinizdeki kişiler sadece parayı sever. Ben bu sektöre girdiğimden beri kimseyi kayırmadım, ayrım yapmadım, doğru bildiğimden şaşmadım. Sana son uyarım: Benim olduğum mekanlara gelme, benim alanıma girme. Yoksa bu iş çok daha farklı yönlere gider, benden söylemesi.
