23 Ekim 2019 Çarşamba

YİNE HASAT MEVSİMİ GELDİ YİNE ZEYTİN ÜRETİCİSİ PERİŞAN!


 
                                                                                                 
Gemlik Ziraat Odası Yönt.Krl.Bşk Ali ÇELİK, yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı;
Marmarabirlik ve tüccarın açıkladığı zeytin fiyatları, 2019 da üreticinin girdi fiyatları hiç artmamış, enflasyon bir önceki seneki gibi yerinde duruyormuş gibi düşünerek geçen senenin fiyatlarıyla açıklanmış bulunmaktadır. Bu tavır üreticinin aklıyla dalga geçmektir.

18.10.2019 tarihinde Gemlik, Orhangazi, Nilüfer, Mudanya Ziraat Odaları olarak Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Sayın HİDAMET ASA’yla; Gemlik Ziraat Odası
       Yönt.Krl.Bşk.
             Ali ÇELİK 2019 yılında girdi fiyatlarının en az %40 arttığını dolayısıyla bu fiyatlardan üreticiden zeytin alındığında çok zararları olacağını gelecek sene bu şartlar altında bahçelerine bakamayacaklarını; mevcut durumda, mevcut zeytinliklerin %30 bakılamadığını, gelecek seneler üreticinin maddi imkânsızlıkları nedeniyle üretim ve kalitenin düşeceğini üretici kaybedeceği gibi ülkemiz de kaybedeceğini anlatmaya çalıştık.

Bu beyanlarımızın karşısında yetkililer; ince zeytin stoklarının fazla olduğunu, diğer bölgelerdeki zeytin fiyatlarıyla rekabet etme mecburiyetlerinin olduğunu, ülkede savaş ekonomik kriz olduğunu, insanların alım gücünün düştüğünü, şu andaki fiyatların avans fiyatlar olduğunu bu sebeplerle avans fiyatların yükselemeyeceğini tarafımıza beyan etmeye çalıştılar.

Ziraat odaları olarak kendilerine ‘askere giden biz, savaşa giden biz, borçla harçla üretim yapmaya çalışan biz milli hasıladan en az pay alan biz, bizden daha ne fedakârlık bekliyorsunuz. Yönetim olarak siz ne fedakârlık yapıyorsunuz. Aldığınız ücretleri sorunca cevap bile vermiyorsunuz. Fedakârlık yapılacaksa hep birlikte yapacağız’ şeklinde cevap verdik.

Bu arada Gemlik’te Borsa, Ticaret Odası ne iş yapar bilmiyorum. Tabi ki üyelerinin menfaatlerini koruyacaktır. üretim olmadığı zaman üyeleri ne alıp ne satacaklar, günlük menfaatler peşinde koşanlar sonunda üreticiye üretimden koparacakları gibi kendileri de iflas edeceklerini düşünmüyorlar mı ?

Gemlik Ticaret Borsası hangi sene zeytin fiyatı açıkladı ve tüccar Gemlik üreticisinden ne kadar zeytin aldı? Hepsinin Akhisar ve çeşitli zeytin yetiştirilen bölgelerden zeytin alıp Gemlik Zeytiniyle birlikte sattıklarını sağır sultan bile biliyor. Nerde kaldı coğrafi işaretin kıymeti?

Gemlik Ticaret Borsası zeytin denetiminin kendi bünyelerinde olduğu müddetçe bu aksaklıların düzelmeyeceğini biliyoruz. Acilen Coğrafi İşaretin denetimini Ticaret Borsasının dışına çıkarılarak tarafsız bir denetim tarafından Gemlik Zeytini mutlaka korunmalıdır. Ticaret borsası taşın altına elini koymadan üreticinin her sattığı zirai maldan % 2 alıp üreticiye hiçbir şey vermiyor ise vebal altındadır. Ticaret Borsası Gemlik Zeytin festivalinde Zeytin Kalite Yarışması düzenleyip üreticiden alımlar peşin konuşulmuş, Borsanın iki üyesinden birisi peşin ödemiş, diğeri ise 5 aylık çek vermeye kalkmış, Borsa Başkanının haberi olduğu halde duruma müdahale etmemiştir. Bu mudur üreticinin yanında olmak?

Üreticilerimize de seslenmek istiyoruz. Hep şikâyet ederek bu işlerin düzeleceğini zannetmeyiniz. Kooperatiflerin seçimlerine iştirak ederek yönetim kurullarına mutlaka, yönetimde muhasebe finansman pazarlama, vs. bilen bu konuda yetişmiş, üreticinin yanında olan insanları seçemezseniz genel kurullarda hiç anlamadığınız standart bilançoları okurlar, sizler de mevzuatı bilmeden emmebasma tulumbalar gibi ellerinizi kaldırır, indirirsiniz. Onlarda hiç zorlanmadan istedikleri konuları rahatlıkla genel kuruldan geçirirler. Satabilecekleri kadar zeytin alırlar, bin bir emekle ürettiğiniz zeytini ucuza almaya çalışanlar niye rahatlarını kaçırsınlar ki!

Türkiye tarımda mutlaka planlı üretime geçmeli, üretimde kullanılan girdileri ucuzlatmalı, sulamaya çok fazla önem vermeli, ürettiği ürünlerin fazlasını katma değer katarak satmalı, büyük şehir yasasıyla köylünün elinden alınan köy topraklarını köylülere geri verilmeli, üretimde çalışan yani kırsaldaki insanı topraktan koparılmamalı, çünkü topraktan kopan insanı yeniden toprağa döndürmenin mümkün olmadığını söylememize gerek duymuyoruz.

Plansız programsız tarım yaparsanız hiçbir tarım ürününde insanınıza yeterli gıdayı temin edemezsiniz. Veya bazı ürünlerde (zeytinde olduğu gibi) satamadığınız kadar çok üretirsiniz. Bu tüm emeğinizi, girdilerinizi, çöpe atar, fakirleşirsiniz.

Ziraat Odaları olarak üreticilerin dertlerini dile getirmeye devam edeceğiz, çünkü adaletsizliğe, hukuksuzluğa, haksızlığa, eşitsizliğe karşı durmaya devam edeceğiz. Aksi tavır dilsiz şeytan tavrı olduğunu bilmekteyiz. Yukarıda saydığımız aksaklıklar üreticilerin lehine düzelmediği müddetçe üreticiler olarak bu dünyada da öbür dünyada da yakanızı bırakmayacağız.


Yorum Yap